takmak
219 görüntüleme
-
argo
Borç bırakmak
Bu eve asilzadelerin biri girip öteki giderdi. Giden kirayı takar, gelen ortalığı kasıp kavururdu.
Peyami Safa -
argo
Önemsemek, önem vermek; tınmak
Dün koskoca bir mebus kızıyken, bir zamanların Şalvarlı Nuriyesi'ni takar mıyım?
Adalet Ağaoğlu -
argo
Sınavını başaramamak
Bütün derslerden takarak sınıfta kaldı.
-
mecaz
Biriyle olumsuz olarak uğraşmak
Matematik öğretmeni ona taktığı için dersten kaldı.