süzülmek

76 görüntüleme

  1. mecaz

    Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek

    Baktım süzülüp geçti açıktan iki sandal.

    Yahya Kemal Beyatlı
  2. mecaz

    İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek

    Bir daha vurdum ve cevap alamayınca her zaman yaptığım gibi usulca kapıyı açıp içeri süzüldüm.

    Haldun Taner
  3. mecaz

    Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak

    Bu sözleri söylerken mebusun gözleri süzülerek ufalıyordu.

    Peyami Safa
  4. mecaz

    Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek

    Bir tanesinin elinde -muhakkak çalmış olacak- bir şık şemsiye, o günün sosyete hanımlarını taklit ederek kırıtıyor, süzülüyorlardı.

    Halide Edip Adıvar
  5. mecaz

    Yüzüne nazlı bir anlam vermek

  6. mecaz

    Çok zayıflamak

    Yedi sekiz gün içinde kızcağız, süzülmüş, solmuş, gözleri çukura kaçmıştı.

    Memduh Şevket Esendal