kurban

158 görüntüleme

  1. mecaz

    Bir ülkü uğrunda feda edilen veya kendini feda eden kimse

    Hava kurbanları.

  2. mecaz

    Bir kazada veya felakette ölen kimse

    Vardar, her sene Üsküp'ten beş on kurban alan bir nehirdi.

    Yahya Kemal Beyatlı
  3. mecaz

    Maddi ve manevi bakımdan felakete sürüklenmiş, insani değerlerini yitirmek zorunda kalmış veya bırakılmış kimse

    Benim gibi nice kızlar beyaz kadın ticaretinin kurbanı olmuşlardır.

    Aka Gündüz

Köken

Arapça (قربان ḳurbān): tanrıya sunulan adak