koşmak
61 görüntüleme
-
Bir yere ivedilikle gitmek
Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum.
Yusuf Ziya Ortaç -
Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak
Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar.
Memduh Şevket Esendal -
Koşuya çıkmak
Doru at bugün koşmayacak.
-
mecaz
Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek
İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum.