koşmak

61 görüntüleme

  1. Bir yere ivedilikle gitmek

    Pencerede dolaşan gölgelerden bir şeyler sezmeye çalışarak koşuyorum.

    Yusuf Ziya Ortaç
  2. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak

    Yok, yok, dedi, akşamdan beri ben koştum, biraz da onlar yorulsunlar.

    Memduh Şevket Esendal
  3. Koşuya çıkmak

    Doru at bugün koşmayacak.

  4. mecaz

    Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek

    İki yıldır bu işin peşinden koşuyorum.