kızgın

114 görüntüleme

  1. mecaz

    Eş arayan (hayvan)

    Kızgın bir boğa.

  2. mecaz

    Kızmış olan, öfkeli olan; mütehevvir

    Bir gün odama kızgın bir ihtiyar girdi, elindeki bir tomar kâğıdı neredeyse fırlattı masama.

    Ayşe Kulin
  3. mecaz

    Kızışmış bir durumda olan

    Çok kızgın bir fikir çarpışmasının üzerine gelmişim, kulak kesildim.

    İsmail Hakkı Baltacıoğlu