harman
176 görüntüleme
-
argo
Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer
Yiğidin harman olduğu yer.
-
argo
Esrar içip çakırkeyif olma
Hey polis, diye seslendi sırtını ağaca dayamış, tek bacaklı bir kadın. Hey sana diyorum aynasız, atsana bir ikilik, acayip harmanım bu sabah.
Ahmet Ümit -
argo
Tiryaki olduğu şeyden (sigara, uyuşturucu vb.) bir süredir uzak kalmış, tiryaki olduğu şeye acıkmış (kimse)
Köken
Farsça (خِرمَن χirman): biçilmiş ekini yığma ve bu işin yapıldığı yer, harman yeri