harman

176 görüntüleme

  1. argo

    Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer

    Yiğidin harman olduğu yer.

  2. argo

    Esrar içip çakırkeyif olma

    Hey polis, diye seslendi sırtını ağaca dayamış, tek bacaklı bir kadın. Hey sana diyorum aynasız, atsana bir ikilik, acayip harmanım bu sabah.

    Ahmet Ümit
  3. argo

    Tiryaki olduğu şeyden (sigara, uyuşturucu vb.) bir süredir uzak kalmış, tiryaki olduğu şeye acıkmış (kimse)

Köken

Farsça (خِرمَن χirman): biçilmiş ekini yığma ve bu işin yapıldığı yer, harman yeri