durmuş oturmuş

79 görüntüleme

  1. mecaz

    Olgun, davranışları tutarlı (kimse)

    Ona yetişemedi. Yetişse onu tuttuğu durmuş oturmuş bilge konuşmacılardan sanabilirdi.

    Haldun Taner
  2. Derli toplu olan

    Kuşkularım ve duraksamalarımla, bir türlü durmuş oturmuş bir düzene kavuşamamanın acısını çekiyorum.

    Erhan Bener
  3. Aşırılığa kaçmamış

    Üstelik de tabirlerle dolu, zengin, durmuş oturmuş bir dili vardı.

    Orhan Veli Kanık