çivilemek
146 görüntüleme
-
mecaz
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi.
Abbas Sayar -
mecaz
Bir kişiyi öldürmek
-
mecaz
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor.
Attilâ İlhan -
mecaz
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek